Geri

Genç İsrail Şiiri Antolojisi – Aynı Güneşin Altında

33,00


3 - 7 iş günü içinde kargo teslimi

Stokta

Açıklama

Açıklama

GENÇ İSRAİL ŞİİRİ ANTOLOJİSİ – AYNI GÜNEŞİN ALTINDA

Bu antoloji, birçok açıdan diğer şiir antolojilerinden ayrılıyor. Ortaya çıkış süreciyle, iki ülkeden şair ve edebiyatçıları ortak paydada buluşturmasıyla ve kurulan değerli dostlukların yansımasını elimizde somut şekilde tutabiliyor oluşumuzla bize insan yanımızı hatırlatıyor. Hissettiklerimiz, düşündüklerimiz, yaşadıklarımız aynı olduktan sonra hangi dili konuşmuşuz, nerede doğmuşuz ne fark eder ki?

Elinizde tuttuğunuz Genç İsrail Şiiri Antolojisi sıradan antolojilerden değil. Bu antolojinin macerası, tasarladığım ve eş başkanı olduğum Wordexpress projesinin bir uzantısı olarak, Tel-Aviv’de Helicon tarafından düzenlenen Shaar Şiir Festivali kapsamında gerçekleştirdiğimiz performans ve çeviri atölyesi ile başladı. 2010 yılında Shaar Şiir Festivali sırasında İsrailli şairlerle oluşan dostluklarımız ve Helicon ile geliştirdiğimiz işbirlikleri desteğiyle 2012 yılında İsrail’de Ein Hashofet Kibuttz’da, Türkiye’den benimle Efe Duyan ve Onur Behramoğlu’nun da katıldığı bir çeviri atölyesi daha gerçekleştirdik. Ortak çalışmalarımız ilerledikçe köklü şiir geleneğine sahip iki kültürün ortak ve birbirini tamamlayan yanlarını keşfediyorduk. 2013 yılında bu kez İstanbul’da yine Efe Duyan ile bir önceki çeviri atölyesindeki ekibe sevgili Nurduran Duman, Anita Sezgener ve Dr. Mehmet Altun’un da katıldığı bir atölye daha gerçekleştirdik ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde büyük bir okuma düzenledik.

2017 yılında Tel-Aviv’de tüm atölyelerimize İsrail tarafının organizatörü ve moderatörü olarak katılan Helicon başkanı Tziona Shamay ile ben ve Zerrin Yılmaz editoryal bir çalışma kampı gerçekleştirdik ve şiirleri çevrilen Türk şairlerin şiirlerinin İsrail’de İbranice bir antoloji, İsrailli şairlerin şiirlerinin de Türkiye’de Türkçe bir antoloji olarak yayımlanmasına karar verdik. Antolojilerin kapakları ve adları aynı olacak, böylece simgesel olarak çalışmaların bütünlüğü vurgulanacaktı. Antolojinin adını Türkiye’de yaşayan Türk ve Yahudilerin yüzyıllardır süren dostluklarını vurgulayan, “Aynı güneşin altında çamaşır kurutmuşuz” sözünden ilhamla Aynı Güneşin Altında koyduk.

Antolojinin vurgulanması gereken bir özelliği de antolojideki tüm şiirlerin, şairleri ile yüz yüze yapılan çalışmalar ile çevrilmiş olmalarıdır. Bu özelliği ile bu antolojinin alanında ilk olduğunu söylemek sanırım fazla iddialı olmaz. Bu durum; çeviri atölyelerinin ve şiir festivallerinin, şairlerin adlarını duyurmaya çalıştıkları faydasız turistik etkinliklerden ibaret olmadığının ve doğru kullanıldıklarında ortak çalışma kültürünü geliştiren, sürdürülebilir ve kalıcı çalışmalar bıraktığının da bir ispatı sayılabilir. – Gökçenur Ç.